Meta'nın eski Üst Yöneticisi (COO) ve dünyanın en etkili teknoloji yöneticilerinden biri olarak kabul edilen Sheryl Sandberg, yapay zekâ destekli araç muayene platformu Self Inspection'a 10 milyon dolarlık yatırım turunu yönetti. San Diego merkezli girişim, 2021 yılında kurulmasından bu yana otomotiv sektöründe dijital dönüşümün öncülerinden biri olmayı başardı.
Yatırım turuna Sandberg'in aile ofisi Sandberg Bernthal Venture Partners liderlik etti. Tura ayrıca eski Tesla Başkanı Jon McNeill'in DVx Ventures'ı, lastik dağıtıcısı U.S. AutoForce, otomotiv kredi kuruluşu Westlake Financial, Costanoa Ventures, Rebellion Ventures ve BrightCap Ventures katıldı.
Sektörde Devrim Yaratma İddiası
Sandberg, yatırıma ilişkin yaptığı açıklamada, "En büyük teknoloji şirketleri, büyük, vazgeçilmez ve değişime hazır sektörleri dönüştürerek inşa ediliyor. Araç durumu, her yıl otomotivle ilgili milyarlarca dolarlık kararı etkiliyor, ancak veriler hâlâ dağınık. Bu değişiyor. Self Inspection'ın otomotiv endüstrisinin ihtiyaç duyduğu kayıt sistemini oluşturacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Self Inspection, akıllı telefon kamerası gibi en temel teknolojik araçları kullanarak araçlardaki gövde hasarlarını doğru bir şekilde tespit edebilme imkânı sunuyor. Platform, kısa sürede 1 milyondan fazla araç muayenesini tamamlamayı başardı. Bu muayeneler, kiralık filo şirketleri, otomotiv finansman kuruluşları, müzayedeler ve çevrimiçi pazar yerleri için gerçekleştirildi.
Stellantis gibi Devler Müşteri Listesinde
Girişimin en dikkat çekici müşterilerinden biri, dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden Stellantis'in finansal hizmetler birimi. Stellantis, kurumsal sahiplikteki araçlar ve kiralama sonu muayeneleri için Self Inspection platformunu aktif olarak kullanıyor. Şirket, bugüne kadar müşterilerine 80 milyon doların üzerinde maliyet tasarrufu sağladığını ve 300.000 saatten fazla operasyonel zaman kazandırdığını açıkladı.
Basitlik Odaklı Bir Yaklaşım
Self Inspection'ın rakiplerinden en önemli farkı, sunduğu çözümün sadeliğinde yatıyor. Şirket, yazılımını Stellantis gibi kurumsal müşterilere satıyor ve bu müşteriler, akıllı telefonu olan herhangi birine basit bir bağlantı göndererek araç fotoğraflarını yükleyebiliyor. Self Inspection'ın yazılımı, kullanıcıyı süreç boyunca yönlendirerek aracın tamamının kapsanmasını sağlıyor.
Şirketin CEO'su Constantine Yaremtso, geçtiğimiz yıl TechCrunch'a verdiği demeçte, "Herkesin iyi bir kamerası var ve fotoğraf çekmeyi biliyor" anlayışından yola çıkarak bu sadelik stratejisini benimsediklerini belirtmişti.
Yüklenen fotoğraflar, Self Inspection'ın "hasarlı araçlardan oluşan en büyük veri setlerinden biri" olarak tanımladığı geniş veri tabanıyla karşılaştırılarak hasarın varlığı ve ciddiyeti tespit ediliyor. Ardından yazılım, bir maliyet tahmini ve detaylı bir muayene raporu oluşturuyor.
Detaylı Raporlama ve OBD2 Entegrasyonu
Yaremtso, sundukları hizmeti şu sözlerle açıklıyor: "Aslında teslim ettiğimiz şey, normalde yalnızca bir kaportacıdan alabileceğiniz tam detaylı bir PDF raporu. Bu rapor, hasar için hangi işçiliğin yapılması gerektiğini, onarım maliyetini, kaç parçaya ihtiyaç duyulduğunu ve benzeri bilgileri içeriyor." Şirket, daha ayrıntılı bilgi için araçlardaki OBD2 bilgisayarlarından da veri çekebiliyor.
Rekabet Ortamı ve Gelecek Planları
Self Inspection, yapay zekâ ile otomotiv sektörünü modernize etmeye çalışan pek çok girişimden yalnızca biri. Toma ve Flai gibi şirketler sesli ajanlarla bayi iletişimini geliştirmeye odaklanırken, BidBus bayilerin özel araçlara rekabetçi teklifler vermesine olanak tanıyor. UVeye ise araç muayenesini altyapı düzeyinde modernize eden daha büyük ölçekli bir yaklaşım benimsiyor.
Self Inspection, yeni aldığı 10 milyon dolarlık yatırımı daha fazla ürün geliştirmek, kurumsal müşteri ağını genişletmek ve Avrupa pazarına açılmak için kullanmayı planlıyor. Girişimin sektördeki hızlı yükselişi, yapay zekânın geleneksel endüstrileri dönüştürme potansiyelinin bir kez daha altını çiziyor.




Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış.